Parça Parça

yürümek

 

Bu kelime hayatımda ‘Yürümenin Felsefesi’ kitabını okuduktan sonra anlam kazandı. Günlük hayatta yürümeyi pek de sevmez, otobüs varsa 2 3 durak dahi olsa onu tercih ederdim. İdmanlı olmadığım için de çabucak yoruluyorum. Ama  en azından şimdi bir farkındalık kazandım. Fakat yürümek varmanın da ötesinde gerçekten felsefesi olan bir eylem imiş. Yollar birçok yazarın ,filozofun, keşişin ilham kaynağı; çalışma masası olmuş. Bu kişiler ömrünü uzun yollar kat ederek, durmadan yürüyüp yeni bilgelik kapılarına ulaşmışlar.
Yürümek hayata dahil olmaktır özünde. “Yaşamak için ayağa kalkmamışken, yazmak için oturmak nasıl da beyhudedir.” Eserlerini  yürüyüşlerde yazan yazarların düşünceleridir bunlar, farklı bir bakış açısı. Ben de yazmak için masa başına geçmek gerektiğini düşünürdüm. Aksi aklımdan bile geçmemiştir. Ama bazı yazarlar, oturarak yazılan kitapların özgünlükten uzak ve yalnızca diğerlerinin, makalelerin tekrarı olduğunu düşünmüşler.  Yürümek; karmaşadan uzaklaşmak, hızı terk etmek, dinginlik hali ve öze yakınlaşmaktır. Bir sırt çantası ile uzun yollar kat eden kişi neredeyse her şeye sahiptir. Yollar, manzaralar, doğa, hayvanlar, sesler, gece ve gündüz, ay ve yıldıza güneşe sahiptir. Aynı zamanda bunların yanından süzülerek geçer yani aittir, o da bütünün bir parçasıdır. Günümüzde eşyalara sahip olma, yetinmeme, geçici tatminler yerine bütüne sahip olduğunuzu düşünün, Bir iç huzura, bir bilgeliğe, bir arınmaya… Bazı insanlar bu saydıklarıma sadece yürüyerek ulaşmışlar. Ne kadar fazla, zaruriden hariç eşyaları varsa, sadeleşmeye yönelmişler. Zaten elbiseyle, son model telefon, ya da göstermelik ilişkiler ile iç huzur ve bilgelik kelimeleri hangi düzlemde, aynı anda bulunabilir ki?
Bilgece yani biraz ruhani bir yürümede bazı kısaslar var, tabi.  Yürümenin hızı önemli fakat bunu siz belirlemelisiniz. Bir yere varır gibi değil yine de, koşar gibi hiç değil, çevreyi izleyebilirsiniz. Ancak yürürken farklı bir boyuta geçip, kimseyi duymayan, hatta uyandırıldığı takdirde ölme tehlikesi bulunan keşişler de olmuş. Şimdilik öyle olamayacağımız için yavaş ve kötü düşüncelerden arındırılmış bir yürüyüş denemesi yeterlidir. Saatleri de kişiden kişiye değişir, her gün 10 saat yürüyenlerden bahsediliyordu kitapta. Bu mümkün olmasa da felsefesini yapabileceğimiz, farkındalık ile yaptığımız yürüyüşlerin süresini her geçen gün artırmak isteriz diye düşünüyorum.

 

#felsefe #yürümek #yürümenin felsefesi #deneme

 

Reklamlar

Hakkımda

20171010_163536.png

Marmara üniversitesi, Türkçe öğretmenliği 2.sınıf öğrencisiyim. Bölümümü isteyerek seçtim. İstanbul’da okuyorum, şehir sürpriz oldu. Şehrin ve okulumun fırsatlarını değerlendirmeye çalışıyorum. Gezmeyi, öğrenmeyi, okumayı, şiirleri ve kedileri (genel olarak da hayvanları) seviyorum. Hayat amacım kendimi her alanda farklı seviyelerde geliştirmek ve çok yönlü evrensel, açık görüşlü, mütevazi bir insan olabilmek. Yaşadıklarımı, gezdiğim yer,  katıldığım etkinlik ve kursları, okuduklarımı,genel olarak öğrendiklerimi, bildiklerimi paylaşmak için bu bloğu açtım. Bunun benim için ve yazdıklarımı okuyacaklar için bir motivasyon kaynağı olacağını, fayda sağlayacağını umuyorum.